Arsin’de Serebral palsi hastası Kenan'ın yaşam mücadelesi

Trabzon'da, doktorların doktorların "iki yıl yaşarsa mucize olur" dedikleri serebral palsi hastası Kenan Keskin, 10 yıldır yaşam mücadelesi veriyor.

Arsin ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi'nde yaşayan Remzi (58) ve Sevim Keskin (58) çiftinin 23 yaşındaki oğulları Kenan Keskin, yaklaşık 10 yıl önce yutkunma, ses kısıklığı, el ve ayaklarında kasılma sorunu yaşamaya başladı.

Keskin çifti, o dönem 13 yaşında olan ortaokul üçüncü sınıf öğrencisi oğullarını, Trabzon ve Ankara'da çeşitli hastanelere götürdü. Yapılan tetkiklerin ardından Kenan Keskin'e, vücut hareketlerini ve kas koordinasyonunu kalıcı şekilde etkileyen nörolojik bir hastalık olan serebral palsi tanısı konuldu.

Keskin, hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasından kısa süre sonra konuşma ve yürüme yetisini kaybetti.

Hayatını 10 yıldır yatağa bağımlı sürdüren 23 yaşındaki gence, anne ve babası adeta bebek gibi bakıyor.

BABA KESKİN: "ALLAH BİZE SAĞLIK VERDİKÇE ONA BAKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Baba Remzi Keskin, oğlunun sağlıklı bir çocukluk dönemi geçirdiğini söyledi.

Serebral palsi hastalığı dolayısıyla oğlunun sağlığını büyük ölçüde kaybettiğini belirten Keskin, çok zor günler yaşadıklarını anlattı

Yaklaşık 6 ay yoğun bakımda kalan oğullarının tedavisini evde sürdürdüklerini ifade eden Keskin, "Kasılmalara bağlı olarak el ve ayaklarında şekil bozukluğu meydana gelen oğlum yürüyemiyor ve konuşamıyor. Kenan 24 saat annesiyle benim gözetimimde. Günün büyük bölümünü oksijen makinesine bağlı geçiriyor, midesine yerleştirilen beslenme tüpü yardımıyla besleniyor." diye konuştu.

Doktorların, oğulları için 'Bir yıl yaşar ya da yaşamaz, iki yıl yaşarsa mucize olur' dediklerini belirten Keskin, şöyle devam etti:

"Kenan'ın içecek suyu varmış ki şimdiye kadar yaşadı. Biz de hastalığına çare aramaya devam ediyoruz. Allah bize sağlık verdikçe ona bakmaya devam edeceğiz. Hastalığın ortaya çıkması, bizi adeta şoke etti ama oğlum için daha da zor. Doğuştan olsa yaşam şartlarından haberi olmazdı ama Kenan'ın her şeyden haberi vardı. Emsallerini görüyor, bilinci yerinde, o da gezmek, görmek istiyor. Mesela araba sürmeye çok hevesi vardı."

Kenan'ın üç çocuğundan en küçüğü olduğunu belirten Keskin, oğlunun hasta olmadan önce akşamları annesi ve kendisine çay demlediği günleri gözleri dolarak anlattı.

Keskin, hastaya bakmanın elbette zorlukları bulunduğunu ancak insanın evladını ne olursa olsun bırakamayacağını, oğlunun "canı ciğeri" olduğunu vurguladı.

Oğlunun ihtiyaç, istek ya da anlatmak istediklerini zaman zaman tahta üzerine yazılı alfabeden yardım alarak öğrendiklerini aktaran Keskin, "İnsan hasta olur yedirirsin, içirirsin, bakımını yaparsın, yatar. Bu öyle değil, 24 saat başında bekleyeceksin çünkü oksijen makinesi yardımıyla nefes alıyor. Makinenin bağlı olduğu boğazındaki hortumu aspire edeceksin, ilacını vereceksin, temizliğini yapacaksın. Yüzündeki sineği bile sen kaçıracaksın çünkü hareketleri çok kısıtlı. Bu şekilde bakım yapman lazım, yapmazsan zaten üç günde yara olur her tarafı." ifadelerini kullandı.

ANNE KESKİN: "HİÇ DEĞİLSE KONUŞABİLSE"

Oğlunu, "Bebeğim, aşkım, canım" diye seven anne Sevim Keskin ise evlat sevgisini tarif etmenin zor olduğunu söyledi.

Keskin, oğlu yemek yemediği zaman üzüldüğünü dile getirerek, "Yediğinde de tıkanıyor, kusması oluyor yani her türlü sıkıntısı var. Bebekken bir sıkıntısı olunca ağlardı, sesi çıkardı şimdi ağlama sesi bile yok. Oğlum şimdi daha çok bebek. Sürekli takip edeceksin." dedi.

Oğluna zaman zaman, "Kenan sana bakabiliyor muyuz?" diye sorduğunu anlatan Keskin, oğlunun eliyle "Evet" anlamında işaret yaptığını ifade etti.

Keskin, oğlunun sağlığına kavuşması için dua ettiğini belirterek, "Hiç değilse konuşabilse. Konuşan, yürüyen daha kolay bakılır. En basitinden bir yeri kaşınsa bir saat arayıp bulacaksın, neresi kaşınıyor diye. Televizyonda izlediklerini anlatıyor harfleri göstererek. Allah kimsenin evladını hasta etmesin." diye konuştu.

Evde bakım desteğinden yararlandıklarını dile getiren Keskin, bu imkan dolayısıyla devlet yetkililerine teşekkür etti.

Keskin, oğlunun yatağının başucunda Türk bayrağı ile taraftarı olduğu Trabzonspor'un bayrağının bulunduğunu, Kenan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı çok sevdiğini sözlerine ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner22