Gazeteciliği bu duruma getirenler utansın!

Bu bir savunma değil, zorunlu bir açıklama hiç değil.

Araştırma ve düşünmeden yorum yapan bazı bilgisizleri bilgilendirmek için, bir hatırlatmada bulunmak istedik.

Gazetecilik kutsal bir meslektir. Gazeteci ise, taraf tutmadan kamuoyunu bilgilendirme görevini yürütendir.

Gazeteci güvenilir kişidir, gazeteci bilge kişidir, gazeteci araştırmacıdır ve kişilik haklarına saygı gösteren bir yayın anlayışına sahiptir.

Bu, eskiden böyleydi.

Yukarıda tarifini yaptığımız gazeteci kimliğinde bugün parmakların sayısı kadar kişi kalmış ya da kalmamıştır.

 ‘Tüfek icat oldu mertlik bozuldu’ diye bir atasözümüz vardır ya. İşte günümüzdeki gazetecilik tamamen bu hale gelmiştir. Yani işin içine para ve çıkar ilişkileri girmiştir. Bu, Turgut Özal zamanında başlamıştır ve büyüyerek bugünkü duruma gelmiştir.

Hatta Türk  Basın tarihinin amiral gemisi olarak bilinen Hürriyet Gazetesi’nin sahibi Sedat ve Erol Semavi kardeşler bu tehlikeyi görerek Türkiye’deki basın sektöründen çekilmişlerdir. Günümüz gazetelerinden Hürriyet, Sabah, Akşam, Güneş, Milliyet ve bunun gibi yüzlerce gazetenin yayın politikası tamamen ticarete dayalıdır. Kadrolarında bulundurdukları ve dolar bazında çok yüksek maaş  alan usta kalemler,  ekonomik  olarak güçlü olanların yanında saf tutmak zorunda bırakılmışlardır. Bugün,  bu isimlere yandaş ya da liboş gazeteciler deniyor. Çünkü patronları ne derse onu yapıyorlar. Patronları ise iktidar partisinin başı ne derse onu yapıyor.

***

Şimdi gelelim asıl konumuza.

Günümüzde sanal basın bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır ve gazetelerin büyük ölçüde pabuçlarını dama atmıştır. Bu, internet gazetelerinin ve de sitelerinin de birer ticari kuruluş olduğunu unutmamak gerek. Kirasıdır, işçi parasıdır, vergisidir bu masraflar bir yerden çıkacak. Bu da alınan ilanlarla ve reklamlarla olur.

Şimdi Arsin’de bizim sitenin müdavimleri bizleri taraf olmakla eleştiriyorlar. Bazı partilerin haberlerini yapıyormuşuz, bazılarınınkini yapmıyormuşuz.

Bu, bilgi fakiri arkadaşlara şunu söylemek isteriz. Siz, size destek verenlere destek verirsiniz değil mi? Ama destek vermeyenlere arkanızı dönersiniz, duymaz ve görmezden gelirsiniz.

Bugün ulusal medyanın bir çoğunun yaptığı bu değil mi. Kimden ilan ve reklam alıyorsa onun haberini sayfalarına koyuyor ve de ekranlarına taşıyor. Çünkü bunu yapmaz ise, çalışanının parasını, iş yerinin kirasını vergisini ödeyemez ve tezgahı kapatır!

Biz Arsin’de bugünlere tırnağımızla kazıyarak geldik. Ne kimseye eğildik kul köle olduk, ne de birilerini sırtımızda taşıdık. Bu bizim aile karakterimize ve kişiliğimize aykırı bir davranıştır. Arsin için doğru olan her şeyi sitemize taşıdık, taşımaya da devam edeceğiz. Meslek ilkelerine saygıda kusur etmeyerek adam gibi gazetecilik yapmaya çalıştık.

Şu ara bir seçim süreci yaşıyoruz. Adayların kimi yerel gazete ve sitelerle para olarak anlaşmış, reklam vermiş karşılığında da haberini yaptırıyor. Aynı kişinin reklam vermediği bir başka sitede haberini bulamazsınız. Eğer bu bir iş ise, biz de iş yapıyoruz. Biz de bize reklam verenin haberini yapıyoruz vermeyeni yapmıyoruz. Bunun neresi yanlış.

 Para ile haber yapıyormuşuz. Sen de ver, senin de haberini yapalım.

Yok, sen başkasına vereceksin ama bana vermeyeceksin. Ben de senin haberini yapacağım.

Yok öyle yağma.

Bir oy almak için kesenin ağzını sonuna kadar açacaksın , her yere para bulacaksın ama, amme hizmeti yapan, halkı bilgilendiren ve de sana her zaman lazım olan ve her zaman lazım olacak olana vermeyeceksin.

Durum bundan ibarettir.

Yine bir ata sözü ile bitirelim yazımızı.

Parayı veren düdüğü çalar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner22