Nedim Mollaveisoğlu yazdı: Arsin, kasaba görüntüsünden ve yaşantısından kurtulmalı

BENCE

Nedim MOLLAVEİSOĞLU

Arsin, kasaba görüntüsünden ve yaşantısından kurtulmalı

Bölgemizin kıyısındaki ilçeleri gözünüzün önüne getirin. Coğrafi olarak yapılaşmaya en müsait araziye sahip olan ilçelerin başında Arsin gelir.

Ama  yıllardır terkedilmiş kasaba gibi.

Saat 16.00-17.00’den sonra hayatın olmadığı bir hayalet kasaba!

Vereseli tapular yüzünden çözülememiş arsaların üzerindeki ucube evler, ilçemize gelen insanları ilk karşılayanlar…

Kimi yerden beş metre yukarıda, kimi 50 metre.

Beş- altı yaşlarındaki bir çocuğun resmetmeye çalıştığı binalar görüntüsü gibi.

Sahile paralel iki caddesi var. İlki, en eski olanı. Girişten çıkışa kadar ,  kaldırımlarını iş yeri sahiplerinin vitrin olarak kullandığı bir cadde.

Ya da her dükkanın önüne atılan taburelerde oturup muhabbet edilen bir cadde.

Bir sonraki daha yeni katıldı hizmete. Sağı ve solu modern binalarla ilçeye görsellik anlamında katma değer katmış gibi.

Kaldırımlar ve parkeler kaç defa sökülüp takıldı anlatmama gerek yok.

Biraz daha içerlere gidildi mi yapılaşmanın arttığını görüyoruz. Ama şehircilik imarını bilmeyenlerin yönettiği ilçede binalar birbirine girmiş, sokaklar labirent gibi. Kimi asfaltlanmış kimi betonlanmış.

Yamalı bohça gibi, geçici hizmet uygulanmış.

İlçe merkezinden akan dere içerilerde islah edilmeye çalışılmış ama merkezde kokudan geçilmiyor. Görsellik ise sıfır. Ne peysaj var, ne de temizlik.

***

Önümüzde yerel seçimler var. Aday ve aday adayları hepsi arkadaşımız kardeşimiz. Doktor olan mevcut başkanımızdan şehircilik anlamında fazla bir şey bekleyemezdik. Elinden geleni yapmaya çalışmıştır. Başarılı olup olmadığını, yeni dönemde halkın arasında gezerken sanırım görecektir.

Erdem kardeşimize bundan sonraki yaşamında başarılar diliyoruz.

***

Şimdi yeni aday, ve aday adayları var. Hepsi de Arsin’e hizmete talip olmuş.

Arsin’li olmaktan gurur duyan, Arsin’de sadece yaz aylarında değil, sürekli yaşamak isteyen biri olarak ilçemizi yönetecek isimlere bazı önerilerim var.

Öncelikle seçilen başkan, parti rozetini çıkaracak.

 İl ve İlçe başkanının kuklası olmayacak.

Arsin’deki sivil toplum örgütleri ile fikir alışverişinde olacak.

En iyi ben bilirim demeyecek.

Misafirlerini Arsin’de ağırlayacak, sosyal hayatını Arsin’de sürdürecek.

İktidar partisi ile iyi geçinecek, ama partici olmayacak.

Hizmette ayırım yapmayacak.

Arsin’de konut projesinin modern kent görselliği içinde gelişimini sağlamak için TOKİ ile birlikte çok geniş kapsamlı bir miras paylaşımı, vereseli tapu ve kadastro çalışması hayata geçirmeye çalışacak.

Hatta  göreve gelecek  yeni başkanın öncelikli işlerinden biri bu olmalı. Çünkü bu çalışma Arsin’in büyümesi için olmazsa olmazı.

***

Arsin’de ne kadar Organize Sanayi Bölgesi yaparsanız yapın, ne kadar Yatırım Adası hayata geçirirseniz geçirin, buralarda istihdam edilen insanları bu ilçede tutabilecek sosyal yaşantıyı sağlayamazsanız Arsin kasaba kalmaya devam edecektir.

Arsin, Ak Parti döneminde çok büyük bir şans yakaladı. Ancak merkezi hükümetin nimetlerinden yararlanılabilecek projeler üretemeyen yönetim anlayışı yüzünden bir arpa boyu yol alınamadı.

Bu, belki de Ak Parti’nin genel politikası yüzünden oldu. Çünkü hiçbir Ak Partili yönetici kendi fikri de olsa partisinin yetkili organlarından izin almadan hareket edemez. Arsin’de buna ayak uydurmuş ve yadırgamamak ta lazımdır diye düşünenlerdenim.

Turizm alanında en büyük tanıtım spor olmasına rağmen Arsin, kulübüne sahip  çıkamamış küme düşmesini izlemekle yetinmiştir. Çünkü Arsin’de toplumsal barış bir türlü sağlanamamıştır.

Yeni seçilecek belediye başkanının öncelikleri arasında ilçede iç barışı temin etmektir. Bu, savaş-barış anlamında değil, bizden ve ötekinden anlamında bir görüntüdür. Bu yaklaşım, iş dünyası spor ve siyasi anlamda Arsin’e katkı yapacaktır. Buna emin olunuz.

Arsin’de eğitim bilinçli olarak çocuklar, gençler ve kadınlar üzerinden yapılmaktadır. Araştırıcı yaratıcı ve uygulayıcı eğitimin yerini ezbercilik ve hazırcılık almıştır. Bu tür eğitim anlayışında empati yapmak yoktur, denileni yapmak vardır. Bu sistem Yomra , Akçaabat, Araklı, Sürmene gibi ilçelerde böyle değildir. Arsin’in sadece merkezinde değil, bu sistem köylerinde bile hayata geçirilmektedir.

Bu anlayışla büyümeye çalışan ilçelerde çeşitlilik olmaz. Sosyal yaşam zenginliği olmaz. Alışveriş olmaz.

Dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi hep kaçışlar olur.

Akçaabat’ın, Sürmene’nin hatta Kaşüstü’nün gündüz ve akşam, nüfusunun kaç olduğunu bilen var mı?

Ve ne acıdır ki bu bahsettiğim yerlerin vaz geçilmezleri arasında Arsin’i yönetenler de var.

Yok çünkü Arsin’de müşteri memnuniyetini ön planda tutan, hijyenik, güler yüzlü insanların çalıştığı mekanlar…

 Kalifiye elemanların çoğu Arsin dışında çalışıyor. Nerde çalışsınlar ki Arsin’de yok.

Konuşuyorum iş adamları ile. Yatırım yapmaya korkuyorlar.

Hiçbir cazibesi olmayan Arsin’e neden yatırım yapalım ki diyorlar.

Bir kente yatırımcı çekmek o kenttin yöneticilerinin işidir. Maalesef Arsin bunu yapamadı.

Sahildeki proje de olmazsa Arsin, kulübü gibi küme düşmüştü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner22